Asliye hukuk mahkemelerinin görevi HMK Madde 2

\"\"

Kanun Metni:

MADDE 2- (1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.

(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.

Kanun Gerekçesi:

Bu maddede, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece, şahıs varlığına ilişkin davalarda genel görevli yargı yerinin asliye hukuk mahkemeleri olduğu hususu açıkça vurgulanmıştır. Böylelikle de mahkemelerin görevinin kanunla belirlenmesini öngören Anayasanın 142 nci maddesinin birinci fıkrası ile bu Kanunun 1 inci maddesindeki kural arasında uyum sağlanmıştır.

Eski Kanun Maddesi:

HUMK Madde 1 – (Değişik: 26/2/1985 – 3156/1 md.) Mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. Görev,dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise, görevli mahkemenin tespitinde,davanın açıldığı gündeki değer esas tutulmak üzere,aşağıdaki maddeler hükümleri uygulanır. Faiz,icra tazminatı ve giderler görevin tespitinde hesaba katılmaz

HUMK HMK Madde 2 – Müddeabih para ise mahkemenin vazifesini tayinde miktarı esas ittihaz olunur. Müddeabih başka bir şey olup da iki taraf kıymetinde uzlaşmazlarsa kıymeti davanın ikame edildiği mahkeme tarafından takdir ve tayin olunur.

HUMK Madde 3 – Müddeabih, birden ziyade ise miktar ve kıymetlerinin mecmuu esas ittihaz olunur. Müddeabih bir tarafın birini ifa veya istifada muhayyer olduğu iki veya daha ziyade şeylerden biri ise bunlardan hangisinin kıymeti ziyade ise yalnız o nazarı dikkate alınır. Hakkı hiyar muayyen para ile diğer şeye taallük ettiği halde mahkemenin vazifesini tayinde yalnız para esas ittihaz olunur.

Emsal Yargıtay Kararları

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2017/1384
KARAR NO : 2018/657

DAVA : Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı)
KARAR TARİHİ : 18/06/2018

Mahkememizde görülmekte olan Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle;
Davalılardan ….adına kayıtlı iken muvazalı olduğu iddia olunarak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla davalılardan …,ye ve bu davalıdan da … devredilen ve dava dilekçesinin ekinde belirtilen … nezdinde tescilli markaların satış ve devir işlemine ilişkin tasarrufların iptaline, dava sürecinde bu markalar üzerinde satış veya ayni hak tesisinin engellenmesi bakımından ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ayrıca dava konusu bu markaların haczi ile İstanbul ….. İcra müdürlüğü, İstanbul … İcra Müdürlüğü ve İstanbul … İcra müdürlüğünün satışının yapılmasına dair yetki verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalılardan ….vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle:
DAvanın, davacı tarafından \’alacaklılardan mal kaçırmak kastıyla taraflar arasında gerçekleşen devir ve satış işlemlerinin muvazaalı olduğu\’ iddiasıyla tasarrufun iptali davası açıldığı, iş bu davalarda görevli mahkemelerin genel mahkemeler olduğunu, bu davada ticaret mahkemelerinin görevli olmadığını, belirterek öncelikle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu nazara alınmasını, aynı zamanda iş bu davanın açılması için ön şartların da ( geçici ya da kesin aciz vesikası olmadığını, tasarruf tarihinde borcun varlığının bulunmadığını) belirterek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalılardan ….vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle:
Her ne kadar davacının tarafların tacir olduğu, belirterek mahkememizde iş bu davayı açmış ise de TTK 4 maddesi nazara alındığında iş bu davanın ticari dava olmadığını, HMK 2 maddesi uyarınca görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu davacıya eksik harcı ikmal etmesi için kesin süre verilmesi gerektiği ve müvekkili olan davalının iyi niyetli 3. Kişi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalılardan …..vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Mahkememizde açılan iş bu davanın görevsiz mahkemede açıldığını, nitekim tasarrufun iptali davalarında görevli mahkemelerin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu bu nedenle öncelikle HMK 2 maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, tasarrufun iptali davası açılmasının ön şartlarının da iş bu dava da gerçekleşmediğini, nitekim esas yönünden iptali istenen tasarrufların borcun doğumundan önce gerçekleştiğini, ve iptalinin talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Dava İİK 277282 maddeleri uyarınca tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, davalılar vekilince ayrı ayrı sunulan cevap dilekeçeleri ve tüm dosya kapsamı birlikte incelenmekle mahkememize açılan iş bu davada, davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı gibi tarafların ticari faailiyeti ile de olmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim alacaklıya alacağını tahsil imkanı sağlayan şahsi nitelikteki bu davalarda ticaret mahkemelerinin görevli olduğu, söylenemez. TTK 4-5 maddeleri ile İİK 277281 maddeleri HMK 2 maddesi birlikte değerlendirildiğinde malvarlığına ilişkin iş bu davalarda görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğu, görev hususunun kamu düzenini ilgililendirdiği, mahkemeece resen nazara alınması gerektiği anlaşılmakla davalılar vekillerinin ayır ayrı sunmuş olduğu cevap dilekçelerin de belirtildiği üzere iş bu dava dosyasında HMK 2 maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim Yargıtay ….Hukuk Dairesi\’nin ….E …K sayılı ilamları da bu yöndedir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle mahkememizce iş bu dava dosyasında Yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinin görev alanına girdiği anlaşılmakla görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle açılan davanın USULDEN REDDİNE,
2-Görevsizlik kararını kesinleşmesinden veya kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulduğu takdirde dosyanın görevli İSTANBUL ANADOLU ADLİYESİ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE HMK 20 maddesi gereğince GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi .

 

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi         2012/8374 E.  ,  2012/12869 K.

  •  


\”İçtihat Metni\”


MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Tapu kaydında pay tespitine ilişkin davada ….Asliye Hukuk ve….Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, tapu kaydında dava dışı şahsa ait pay tespiti istemine ilişkindir.
…Asliye Hukuk Mahkemesince, Talebin Çekişmesiz yargı işi olduğu, 6100 sayılı HMK.\’nın 382/2-ç,1 ve 383. maddeleri gereğince uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinin görevinde olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
….Sulh Hukuk Mahkemesi ise, talebin hak kaybına sebebiyet vereceği, 6100 sayılı HMK gereğince Asliye Hukuk Mahkemesinin görevinde olduğundan bahisle ile görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
6100 sayılı HMK 01.10.2011 tarinden itibaren yürürlükte olup HMK 2-(1) hükmü \”dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, Şahısvarlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemisidir\” şeklindedir.
Somut olayda; davacı vekili tarafından … parselde kayıtlı taşınmazda, tapu kaydında malikinin kim olduğu belli olmayan 1/60 hissenin tespit edilecek hak sahibi maliki adına tescil edilerek mülkiyet kaydının tashihine karar verilmesine ilişkin dava, 26.10.2011 tarihinde 6100 sayılı HMK\’nın yürürlüğünden sonra açılmış olmakla talebin mülkiyet hakkına ilişkin olduğu anlaşıldığından, HMK 2. Madde kapsamında olan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.\’nın 21.,22. ve 23. maddeleri gereğince …. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

1. Hukuk Dairesi         2016/674 E.  ,  2016/1019 K.

  •  


\”İçtihat Metni\”

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : GAİPLİK VE MALVARLIĞININ İNTİKALİ


Taraflar arasında görülen gaiplik ve malvarlığının intikali davası sonunda, yerel mahkemenin görevsizliğine ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …\’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu\’nun(TMK) 588. maddesinden kaynaklanan gaiplik ve malvarlığının intikali isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı vermiştir.
Ne var ki, TMK\’nın 588. maddesinden kaynaklanan davaların taşınmazın aynına (mal varlığına) yönelik olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu\’nun(HMK2. maddesi kapsamında kaldığı ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu tartışmasızdır.
Hâl böyle olunca, işin esasının değerlendirilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Hazine\’nin temyiz itirazı açıklanan nedenle yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK\’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 


Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top