Sınai Mülkiyet Kanunu, Lisans alanın dava açması ve şartları, SMK 158

**MADDE 158-** (1) Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa inhisari lisansa sahip olan kişi, üçüncü bir kişi tarafından sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hak sahibinin bu Kanun uyarınca açabileceği davaları, kendi adına açabilir.

(2) İnhisari olmayan lisans alan, sınai mülkiyet hakkına tecavüz dolayısıyla dava açma hakkı sözleşmede açıkça sınırlandırılmamışsa, yapacağı bildirimle, gereken davayı açmasını hak sahibinden ister. Hak sahibinin, bu talebi kabul etmemesi veya bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde talep edilen davayı açmaması hâlinde, lisans alan, yaptığı bildirimi de ekleyerek, kendi adına ve kendi menfaatlerinin gerektirdiği ölçüde dava açabilir. Bu fıkra uyarınca dava açan lisans alanın, dava açtığını hak sahibine bildirmesi gerekir.

(3) Lisans alan, ciddi bir zarar tehlikesinin varlığı hâlinde ve söz konusu sürenin geçmesinden önce, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir. Mahkemenin tedbir kararı verdiği hâllerde talepte bulunan lisans sahibi dava açmaya da yetkilidir. Bu hâlde ikinci fıkradaki şartlar yargılama devam ederken tamamlanır.

**Kanun Gerekçesi:**

İnkisari lisans sahiplerinin, lisans verenin açabileceği
davalan, doğrudan ve kendi adlanna açma haklan bulunmasına
karşın, inhisari olmayan lisan sahipleri ancak maddenin ikinci
fıkrasındaki prosedürü işlettikten sonra kendi adlanna dava
açabileceklerdir. İnhisari olmayan lisans sahibinin haklan lisans
veren karşısında sınırlıdır. Lisans veren başkalarına lisans hakkı
verebileceği gibi kendisi de hakkı doğrudan kullanabilir. İnhisari
olmayan lisans alanın hakkı müdahaleci olmaktan ziyade
kullanmaya ilişkindir. Lisans veren sınai mülkiyet hakkıyla ilgili
ticari tercih ve politikalannı, dava açıp açmamak dahil, kendisi
tespit edecektir. Bu nedenle taraflann iradelerinin uyuşması
durumunda, sözleşme ile inhisari olmayan lisans alanın dava açma
yetkisinin sınırlandırılmasına imkân tanınmıştır. Yine yapılan
değişiklikle, inhisari olmayan lisansın niteliğine uygun düşecek
şekilde, lisans alanın kendi adına açacağı dava, lisans alanın
menfaatlerinin gerektirdiği ölçü ile sınırlandırılmıştır.
Noter aracılığı ile ihtarın, yurtiçinde yerleşim yeri bulunmayan
kişiler bakımından uygulamada ciddi sorunlara yol açtığı tespit
edildiğinden, önceki düzenlemelerde yer alan ve bildirimin şeklini
belirten \”noter aracılığıyla\” ibaresi, yürürlükten kaldınlmıştır.
Noter aracılığıyla ihtar, özellikle uluslararası tebliğlerde
bürokrasiyi arttıran ve çoğu halde İhtan imkansızlaştıran bir
yöntemdir. Bu haliyle, ihtann herhangi bir şekilde yapıldığının veya
tüm çabalara ve farklı yollann denenmesine rağmen
yapılamadığının ispatlanması halinde davanın açılabilmesine
olanak tanınmıştır.
6100 sayılı Kanunun 397 nci maddesi kapsamında ihtiyati tedbir
talebinde bulunan kişinin tamamlayıcı prosedürü işletmesi ve iki
haftalık süre içerisinde esasa ilişkin dava açması gereklidir. Bu
davanın açılmaması halinde ihtiyati tedbir karan kendiliğinden
ortadan kalkmaktadır. İkinci fıkrada ise dava açılabilmesi için üç
aylık süreyi içeren uzun bir prosedüre yer verilmiştir. İhtiyati
tedbir talebinde bulunan lisans alanın tedbir koydurma hakkının
işlevsel hale getirilmesi ve tedbirin kendiliğinden ortadan
kalkmasının önlenmesi için, ikinci fıkra prosedürünün dava
açıldıktan sonra tamamlanmasına imkân sağlanarak, maddenin
üçüncü fıkrası 6100 sayılı Kanunla uyumlu hale getirilmiştir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top