Sınai Mülkiyet Kanunu, Tasarım ve ürün, SMK 55

**MADDE 55-** (1) Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür.

(2) Ürün, bilgisayar programları hariç olmak üzere, endüstriyel yolla veya elle üretilen herhangi bir nesnenin yanı sıra birleşik bir ürün veya bu ürünü oluşturan parçaları, ambalaj gibi nesneleri, birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumlarını, grafik sembolleri ve tipografik karakterleri ifade eder.

(3) Birleşik ürün, sökülüp takılma yoluyla değiştirilebilen veya yenilenebilen parçalardan oluşan üründür.

(4) Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması hâlinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye’de kamuya sunulmuş olması hâlinde ise tescilsiz tasarım olarak korunur.

**Kanun Gerekçesi:**

Madde ile, tasarım, ürün ve birleşik ürün kavramları
tanımlanmıştır.
Maddenin birinci fıkrasında tasanm tanımı yapılmıştır. Tasanm,
ürünlerin işlevselliğini ve estetik değerini artırmaya yönelik
çalışmalan kapsayan sürecin ortaya çıkardığı bir sonuç olarak
nitelendirilebilir. Sınai mülkiyet hakkı olarak tasanm korumasının
sınırlanın çizebilmek ve sağlanan haklarla hangi unsurlann
korunacağını belirlemek için bir tanım yapılması zorunludur. Bu
tanımlamada, ürünün işlevini dışanda bırakan bir sınır çizilmesi
gerekmektedir. Bunu sağlamak üzere tasanm tanımında, ürünün
estetik unsurlannı ön plana çıkaran ve görünümünü yansıtabilecek
özellikler \”çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi
özellikler\” olarak sıralanmış ve bu özellikler için bir sınırlama
getirilmeyerek, teknolojinin ve sanayinin gelişmesine bağlı olarak
ileride ortaya çıkabilecek farklı özelliklerin de kapsanması
hedeflenmiştir.
Tasarım tanımında sayılan renk veya malzeme gibi bazı özellikler
tek başına bir ürünü farklılaştırmada ve tasanm koruması
sağlamada yeterli olmayabilir. Dolayısıyla bu unsurlann diğer
tasanm özellikleriyle birlikte kullanılarak bir kombinasyon
oluşturması gerekmektedir. Bu yüzden ürüne estetik değer
sağlamak ve Kanunda belirtilen koruma şartlanın karşılamak üzere
kullanılabilecek unsurlar tanımda sınırlayıcı bir anlamda değil
genişletici bir yapıda verilmiştir.
Maddenin ikinci fıkrasında ürün tasanm uygulanabilecek her türlü
nesneyi kapsayacak şekilde tanımlanmıştır. Tanımda geçen
\”endüstriyel yolla veya elle üretilen\” ifadesi korunacak tasanmın
üretilmeye yani çoğaltılmaya müsait olması konusunda bir kriter
getirmektedir.
Maddenin üçüncü fıkrasında birleşik ürünü oluşturan parçalar için
de tasanm koruması öngörülmüş olduğundan birleşik ürün için bir
tanım yapılması gerekmiştir. Tanımda birleşik ürün için, birden
fazla parçadan oluşması ve bu parçalann birbirine monte edilmek
suretiyle bir ürün oluşturması gerekliliği vurgulanmıştır.
Maddenin dördüncü fıkrasında tasanmlar için getirilen koruma
temel olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Tescilli tasanm
koruması için tescil şartı; tescilsiz tasanm için ise kamuya sunma
şartı koruma için temel esaslar olarak belirlenmiştir. Taşandaki
önemli düzenlemelerden birisi, genel hükümler çerçevesinde
korunan tescilsiz tasanmların kapsama alınarak tescilsiz
tasarımlara sınırlı süreli bir koruma sağlanmasıdır. Özellikle moda,
tekstil ve ambalaj gibi tasanm sayısının fazla olduğu sektörler için
daha kısa süreli, daha ekonomik ve daha az formalite ile elde edilen
tescilsiz tasanm koruması önem arz etmektedir.
Tescilsiz tasarımlar için sağlanan korumanın genel hükümlere
bırakılmış olması tescilsiz tasarım korumasında 6762 sayılı Türk
Ticaret Kanununun haksız rekabete ilişkin hükümleriyle 5846 sayılı
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerinin uygulanması sonucunu
doğurmuştur. Tescilsiz tasarımlarla ilgili somut olaylarda Türk
Ticaret Kanunu anlamında haksız rekabetin bulunup bulunmadığı
veya tasanmın Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu anlamında eser
sayılıp sayılmayacağının tespiti ve adı geçen hükümlerin ne ölçüde
uygulanacağının belirlenmesinde birtakım güçlüklerle
karşılaşılabilmektedir. Bazı durumlarda (tescili iptal edilmiş olan
veya koruma süresi sona ermiş tescilli tasarımlar için dahi) bu
düzenlemelerin kapsamları çok geniş yorumlanabilmektedir.
Tescilsiz tasarımlar için özel koruma olmaması nedeniyle bunlarla
ilgili koruma süresi için bir sınırın varlığından söz edilememektedir.
Aynı şekilde bu hükümlerin dar çerçevede yorumlanması ise
tasarımcının fikri emeğinin hak ettiği ölçüde değerlendirilmemesi
anlamına gelmektedir.
Ayrıca tasarım hukukuyla korunan ürünün görünümü iken, haksız
rekabet hükümleriyle düzenlenen rekabet hakkının dürüstlük
kuralları çerçevesinde uygulanmasıdır. Yargıtay uygulamalarına
bakıldığında tasarımlarla ilgili haksız rekabetin varlığının
belirlenmesinde çeşitli kriterler uygulanmaktadır. Bu kriterlerin en
önemlilerinden birisi de ürünlerarası benzerliğin karışıklığa
(iltibasa) yol açıp açmadığıdır. Bu husus değerlendirilirken bazı
durumlarda birbirine benzeyen ürünlerde farklı markalar
kullanılmış olmasının iltibas olasılığım azalttığı veya ortadan
kaldırdığı kabul edilebilmektedir. Bu nedenle haksız rekabetin
varlığına dair bir sonuç çıkmaması ile birlikte tasarımlar koruma
elde edememektedirler.
Uygulamadaki belirsizliklerin giderilmesi, tescilsiz tasarımlara
sağlanacak korumanın sınırlarının süre* ve içerik açısından tescilli
korumayı anlamsız kılmayacak şekilde çizilmesi gerekmiştir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top