Türk Medeni Kanunu MADDE 289 – III. HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRELER

TMK 289 KANUN MADDESİ


Madde 289- Koca, davayı, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada
başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl, (…)14 içinde
açmak zorundadır.(14)
Çocuk, ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorundadır.
Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, bir yıllık süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte
işlemeye başlar.

TMK 289 KANUN GEREKÇESİ


Madde soybağının reddi davasının tâbi olduğu süreyi, yürürlükteki
Kanundan tamamen farklı bir şekilde yeniden düzenlemekte ve kısmen yürürlükteki
Kanunun 242 ve 246 ncı maddelerini karşılamaktadır. Maddede İsviçre Medeni
Kanununun 256c maddesi hükmüne paralel bir düzenleme getirilmiştir.
Birinci fıkrada, yürürlükteki Kanunun 242 nci maddesinde yer alan ve davanın
dokunduğu menfaatler açısından çok kısa bir süre olan bir aylık süre yerine ve 1984
tarihli Öntasarının 224 üncü maddesindeki altı aylık süreden de farklı olarak, bir ve
beş yıllık iki süre düzenlenmiştir. Bir yıllık süre kocanın, doğumu ve baba olmadığını
veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu
öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlamaktadır. Beş yıllık süre ise, her hâlde
doğumdan itibaren işlemeye başlayacak olan bir süredir. Böylece koca, beş yıllık süre
geçtikten sonra, bir yıllık süre henüz dolmamış yahut işlemeye başlamamış olsa bile,
soybağının reddi davası açamayacaktır.
İkinci fıkrada, çocuğun dava hakkının tâbi olduğu süre, çocuğa dava bakkı
tanıyan 1984 tarihli Öntasarının 227 nci maddesinin dördüncü fıkrası hükmünden de
farklı bir şekilde hükme bağlanmıştır. Buna göre çocuk, ergin olduğu tarihten
başlayarak en geç bir yıl dava açmak zorundadır.
Hem birinci ve hem de ikinci fıkrada düzenlenen süreler, hak düşürücü
sürelerdir.
Üçüncü fıkrada ise, dava açmadaki gecikmenin haklı bir sebebe dayanması
hâlinde, bir yıllık hak düşürücü sürenin bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye
başlayacağı hükme bağlanmıştır. Hakli sebebin neler olabileceği fikrada belirtilmemiş,
herhangi bir olayın haklı sebep oluşturup oluşturmadığını belirleme konusunda hâkime
takdir yetkisi verilmiştir.

 

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top