Türk Medeni Kanunu MADDE 348 – 1. GENEL OLARAK

TMK 348 KANUN MADDESİ


Madde 348- Çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu
önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa, hâkim aşağıdaki hâllerde velâyetin kaldırılmasına
karar verir:
1. (Değişik: 1/7/2005-5378/38 md.) Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir
yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi.
2. Ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini
ağır biçimde savsaklaması.
Velâyet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır.
Kararda aksi belirtilmedikçe, velâyetin kaldırılması mevcut ve doğacak bütün çocukları
Kapsar.

TMK 348 KANUN GEREKÇESİ


Yürürlükteki Kanunun 274 üncü maddesini karşılayan bu hüküm,
İsviçre Medenî Kanununun 311 inci maddesinden alınmıştır.
Maddenin birinci fıkrası, velâyetin bu maddede öngörülen sebeplerle
kaldınılabilmesinin ana koşulunu hükme bağlamıştır. Buna göre, velâyetin
kaldırılabilmesi için çocuğun korunmasıyla ilgili diğer önlemlerin uygulanmış ve
bundan bir sonuç alınmamış ya da bu önlemlerin daha başlangıçta yetersiz kalacağının
anlaşılmış olması gerekir. Önceden aldığı önlemlerden bir sonuç alamayan veya
alınması söz konusu olabilecek önlemlerin hiçbirinin sonuç vermeyeceğini daha baştan
anlayan hâkim, aşağıdaki sebeplerden birinin varlığı hâlinde, velâyetin kaldırılmasına
karar vermelidir.
Velâyetin kaldırılması sebeplerinden birincisi, maddenin ilk fikrasının (1)
numaralı bendine göre, ana ve babanın velâyet görevini bazı sebeplerle gereği gibi
yerine getirememesidir. Görevin gereği gibi yerine getirilememesi ana ve babanın
deneyimsizliği veya hastalığı ya da özürlü olması yahut başka bir yerde bulunması
sebebiyle meydana gelebileceği gibi, başka bir sebeple de meydana gelebilir. Böylece,
(1) numaralı bentteki bu sayım sınırlı bir sayım değildir. Sayımda yer alan sebeplerin
ortak özelliği, velâyet görevinin gereği gibi yerine getirilmesini engelleyen ve belli bir
süreklilik arzeden sebepler olmasıdır. Bu bentte yapılan ve velâyet görevinin yerine
getirilmesini engelleyen sebepler sınırlayıcı olmadıkları için, bu maddede, yürürlükteki
metinden farklı olarak, yer almayan \”kısıtlılık\” da velâyet görevinin gereği gibi yerine
getirilmesini engelleyen sebepler arasında değerlendirilecektir; çünkü, \”kısıtlı\” bir
kişinin, o kişi ayırt etme gücüne sahip olsa bile, zaten kendisi sınırlı ehliyetsiz olan bir
kişi olarak, velâyet görevini gereği gibi yerine getiremeyeceği açıktır. Kısıtlı ayırt
etme gücüne sahip değilse, o zaman da tam ehliyetsizdir ve elbetteki o da -öncelikle
bu bendin kapsamına girer.
Maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde belirtilen ikinci sebep ise,
ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı olan
yükümlülüklerini ağır bir biçimde savsaklamasıdır.
Maddenin üçüncü fikrasına göre, velâyet ana ve babanın her ikisinden de
kaldırılırsa, çocuğa bir vasi atanır.
Son fikrada ise, kaldırma kararında aksi belirtilmedikçe, velâyetin
kaldırılmasının mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsayacağı hükme bağlanmıştır.

 

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top