Türk Medeni Kanunu MADDE 40 – 2. CİNSİYET DEĞİŞİKLİĞİNDE

TMK 40 KANUN MADDESİ


Madde 40- Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak
mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir. Ancak, iznin verilebilmesi için,
istem sahibinin onsekiz yaşını doldurmuş bulunması ve evli olmaması; ayrıca transseksüel yapıda
olup, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu (…)(2) bir eğitim ve araştırma
hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemesi şarttır.(2)
Verilen izne bağlı olarak amaç ve tıbbî yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı
gerçekleştirildiğinin resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması hâlinde, mahkemece nüfus
sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verilir

TMK 40 KANUN GEREKÇESİ


Bu madde yürürlükteki Kanunun 29 uncu maddesine 04/05/1988
tarih ve 3444 sayılı Kanunla eklenmiş olan ikinci fikradan değiştirilmek suretiyle
alınmıştır.
Yürürlükteki Kanunun 29 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince cinsiyet
değişikliği dolayısıyla nüfus sicilinde gerekli değişikliğin yapılabilmesi için kişinin
önceden cinsiyetini değiştirmesi, bu değişikliğin resmî sağlık kurulu raporuna
dayandığının belgelendirilmesi yeterli görülmüştür. Madde bu şekliyle mahkemeye,
kişinin cinsiyetinin değiştirilmesi sonucu nüfus sicilinde değişiklik yapma konusunda
bir takdir yetkisi vermemekte, mahkemeyi âdeta bir onay makamı haline
getirmektedir. Bu durum, gelişigüzel cinsiyet değişiklikleri sonucu mahkemelerimizi,
âdeta bir emrivaki ile karşı karşıya bırakmaktadır. Bu amaçla yeni düzenlemede
cinsiyet değiştirmek isteyen kişinin bu değişikliğe gitmeden önce bizzat mahkemeye
başvurması zorunlu kılınmış; mahkemenin böyle bir izni verebilmesi bazı koşullara
bağlanmak suretiyle yürürlükteki 29 uncu maddenin ikinci fıkrasında olduğu gibi
gelişigüzel cinsiyet değişikliklerinin önüne geçilmek istenmiştir.
Bu koşulların başında kişinin mahkemeye bizzat başvurması gelmektedir.
Cinsiyet değişikliği şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olup, bu istemin bizzat cinsiyet
değiştirmek isteyen kişiden gelmesi gerekir. Ancak bu durum kişinin böyle bir davayı
mutlaka bizzat açması anlamında olmayıp, iradî temsil yolu da açıktır.
Değişiklik için aranan diğer önemli koşul, kişinin onsekiz yaşını doldurmuş
olması ve evli bulunmamasıdır. Henüz cinsiyeti yönünden bir değişiklik zorunluluğu
bulunmayan ya da böyle bir zorunluluğun olup olmadığı belli olmayan kişilerin bu
yola. başvurmasının önlenmesi bakımından en az onsekiz yaşın doldurmuş olması
koşulu aranmış, bunun yanında bu kişinin evli olmamas koşulu da getirilmiştir.
Toplumun temeli olan aile kurumunun cinsiyeti belirsiz kışuer nedeniyle sarsılmasını
önlemek amacıyla öncelikle kişinin evli olmaması öngörülmüştür. Bu koşul, kişinin bir
yandan evliliğini sürdürmesi, öte yandan bu evlilik devam ederken cinsiyet
değişikliğine gitmesi, bunu eşinin ya da çocuklarının ortak yaşantıları içinde
yapmasının psikolojik ve ahlâkî tersliklerinin önüne geçmek üzere konulmuştur.
Getirilen diğer önemli bir koşul, istem sahibinin transseksüel yapıda olması, ruh
sağlığı açısından cinsiyet değişikliğinin zorunlu bulunması ve kişinin üreme
yeteneğinden sürekli biçimde yoksun olmasıdır. Bu yolla cinsiyet değişikliği sadece
biyolojik açıdan değil, ruhsal açıdan da zorunlu olma koşuluna bağlanmıştır. Bu koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin gelişigüzel doktor raporlarına
bağlanmaması için de uzmanlardan oluşan bir resmi sağlık kurulu raporu alınması
öngörülmüştür.
Maddenin ikinci fıkrası, hâkimin iznine bağlı olarak cinsiyet değişikliğinin
gerçekleştirilmesi hâlinde, bu hususun yine resmî sağlık kurulu raporuyla saptanması
koşuluyla hâkimin cinsiyet değişikliği için nüfus sicilinde değişiklik kararı vermesini
öngörmüştür.

 

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top