Türk Medeni Kanunu MADDE 462 – I. VESAYET MAKAMINDAN

TMK 462 KANUN MADDESİ


Madde 462- Aşağıdaki hâllerde vesayet makamının izni gereklidir:
1. Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması,
2. Olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin
alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi,
3. Olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri,
4. Ödünç verme ve alma,
5. Kambiyo taahhüdü altına girme,
6. Bir yıl veya daha uzun süreli ürün ve üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası
sözleşmeleri yapılması,
7. Vesayet altındaki kişinin bir sanat veya meslekle uğraşması,
8. Acele hâllerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh
olma, tahkim ve konkordato yapılması,
9. Mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri
yapılması,
10. Borç ödemeden aciz beyanı,
11. Vesayet altındaki kişi hakkında hayat sigortası yapılması,
12. Çıraklık sözleşmesi yapılması,
13. Vesayet altındaki kişinin bir eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi,
14. Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi.

TMK 462 KANUN GEREKÇESİ


Yürürlükteki Kanunun 405 inci maddesini karşılamaktadır.
Ancak (2) numaralı bende \”diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve
rehnedilmesi\” ifadesi eklenmiştir.
(3) numaralı benddeki \”Alelade idare ihtiyaçları haricinde inşaat\” yerine
\”olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri\” deyimi kullanılmıştır.
Maddenin (6) numaralı bendindeki \”bir yıl veya daha uzun süreli ürün …\”
hükmündeki ürün kirası, yürürlükteki maddede \”arazi kirası\” olarak geçmektedir. Bu
değişiklikle \”arazi\” sözcüğü yerine \”ürün\” sözcüğü kullanılmıştır. Böylece buraya
sadece bir yıl veya daha uzun süreli taşınmazların değil, koşulları varsa taşınırların da
ürün kirası dahil edilmiştir.
Maddenin (8) numaralı bendindeki \”husumet\” sözcüğü yerine \”dava açma\”
sözcüğü kullanılmıştır. Açılan davada vesayet altındaki kişiyi temsilen vasinin davayı
yürütmesi için ayrıca vesayet makamından izin almasına gerek olmadığından buraya
eklenmesine gerek duyulmamıştır.
Yürürlükteki maddenin (9) numaralı bendinde, sadece miras taksim sözleşmesi
izne tabi tutulmuşken, yeni düzenlemede bu hükme ayrıca \”miras payının devri
sözleşmeleri\”de dahil edilmiştir. Zira miras taksim sözleşmesi yeni deyimiyle
\”paylaşma sözleşmesi\” kadar önemli olan, vesayet altındaki kişinin miras payının
devri sözleşmelerinin, vesayet makamının izninden bağışık tutulmasının haklı bir
gerekçesi olamaz.

 

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top