Türk Medeni Kanunu MADDE 471 – B. HÜKÜMLÜLERDE

TMK 471 KANUN MADDESİ


Madde 471- Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi
üzerindeki vesayet, hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.

TMK 471 KANUN GEREKÇESİ


Yürürlükteki Kanunun 415 inci maddesini karşılamaktadır.
Madde arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmış, yürürlükteki maddenin
ikinci cümlesi çıkarılmıştır. Yürürlükteki maddenin birinci cümlesini karşılayan, yeni
düzenlemede, özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkumiyet sebebine dayanan kısıtlılık
hâlinin, kişinin hapis hâlinin sona ermesiyle yani cezasını çekmek veya şartlı
salıverilme yoluyla cezaevinden çıkmasıyla birlikte kendiliğinden kalkacağı
öngörülmüştür.
Yürürlükteki 415 inci maddenin yeni düzenlemeye alınmayan ikinci cümlesi
geçici veya şartlı olarak salıverilmenin vesayet hâlini ortadan kaldırmayacağını
öngörmektedir. Bu hüküm iki açıdan isabetli değildir. Öncelikle, bir kişinin şartla olsa
bile salıverilmesine rağmen, kısıtlılık hâlinin devam ettiğini ve dolayısıyla fiil
ehliyetinin tam olmadığını kabul etmek bir çelişkidir. Kişi salıverildiği yani özgür kılındığı hâlde, vesayet hâlinin devam ettiğini kabul etmek özgürlüğü bir başka açıdan
kısıtlamaktır.
Kişi salıverildiği hâlde vesayet hâlinin hâlâ devam ettiği kabul edilecek olursa,
bundan haberdar olmayan iyiniyetli üçüncü kişiler bu hüküm dolayısıyla mağdur olabileceklerdir. Şartla salıverilmesine rağmen, bunu gizleyerek iyiniyetli üçüncü
kişilerle hukuki işlem yapan kişinin, bu işlemi kendi yararına görmediği durumda
\”kısıtlılık hâlinin devam ettiği\” iddiasıyla hukukî işlemin ehliyetsizlik nedeniyle
iptalini istemesi haksız sonuçlar doğurabilecektir.

 

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top